İçeriğe atla

Web Tasarımı

Hosting'e Para Vermeden Web Sitesi Yayınlamak: Zenka Dijital Nasıl Yayına Çıktı?

Bu sitenin internette durmasının aylık maliyeti sıfır lira. Alan adı ile hosting arasındaki farkı, alan adı seçimimizi, ücretsiz yayına almanın dört adımını ve neredeyse düştüğümüz tuzakları anlatıyoruz.

Zenka Dijital Ekibi 7 dk okuma

Bir klasörden kesik çizgili bir okla, adres çubuğunda kilit simgesi ve zenkadijital.com yazan bir tarayıcı penceresine uzanan yayın yolculuğu çizimi

Şu an okuduğun bu sitenin internette durmasının aylık maliyeti sıfır lira. Sunucu kiralamadık, hosting paketi almadık, kimseye aylık abonelik ödemiyoruz. Tek harcamamız, adres çubuğunda gördüğün alan adı oldu.

Bu yazıda Zenka Dijital'in bilgisayardaki bir klasörden zenkadijital.com adresine nasıl taşındığını, yol boyunca hangi kararları neden aldığımızı ve neredeyse düştüğümüz tuzakları anlatıyoruz. Kendi sitesini, portfolyosunu ya da blogunu yayına almak isteyen herkes için bir yol haritası olsun istedik.

Önce şunu bil: Bu yöntem her site için geçerli değil. Hangi sitelerin ücretsiz barınabileceğini, hangilerinin barınamayacağını aşağıda açıkça anlattık. Sitenin hangi gruba girdiğini anlamak, gereksiz bir masraftan kurtarabilir.

İki kavramı karıştırmayalım: alan adı ve hosting

Bir sitenin internette görünmesi için iki şeye ihtiyacı vardır:

  • Alan adı (domain): Sitenin adresi. İnsanların tarayıcıya yazdığı zenkadijital.com kısmı. Yıllık olarak kiralanır.
  • Hosting (barındırma): Sitenin dosyalarının durduğu, günün her saati açık olan bilgisayar, yani sunucu.

Bunu bir ev gibi düşünebilirsin: Alan adı kapıdaki adres, hosting ise evin kendisi. Adres olmadan kimse seni bulamaz; ev olmadan da bulduğu yerde hiçbir şey yoktur.

Alan adı satan firmalar, ödeme ekranında genellikle hosting paketini de sepete ekler. Çoğu kişi ikisinin her zaman birlikte alınması gerektiğini düşünür. Oysa birçok site için hosting'e para ödemek gerekmez.

Neden hosting'e para vermedik?

Web siteleri kabaca ikiye ayrılır:

  • Dinamik siteler: Sunucuda sürekli çalışan bir program ve bir veritabanı vardır. Sen bir sayfayı açtığında sunucu o sayfayı senin için o an hazırlar. Üyelik sistemleri, e-ticaret siteleri ve WordPress gibi içerik yönetim sistemleri bu gruptadır. Bu siteler işlemci ve bellek harcadığı için genellikle ücretli hosting ister.
  • Statik siteler: Bütün sayfalar önceden hazırdır. Sunucunun tek işi, istenen dosyayı ziyaretçiye vermektir. Hesaplama yok, veritabanı yok.

Zenka Dijital statik bir site. Yazılar önceden sayfalara dönüştürülüyor; tema tercihin ve okuma listen ise sunucuda değil, senin tarayıcında saklanıyor. Dosya vermek çok az kaynak gerektirdiği için Netlify, GitHub Pages ve Cloudflare Pages gibi servisler statik siteleri ücretsiz barındırıyor. Üstelik güvenli bağlantı (adres çubuğundaki kilit simgesi) de bu servislerde ücretsiz ve otomatik.

Hangi siteler ücretsiz barınamaz?

Sitende şunlardan biri varsa büyük ihtimalle bir sunucuya, dolayısıyla ücretli bir hizmete ihtiyacın olacak:

  • Kullanıcıların üye olup giriş yaptığı bir sistem
  • Ziyaretçilerin yorum bıraktığı ve bunların bir yerde saklandığı bir yapı
  • Ödeme alma, sepet ve sipariş takibi
  • Yönetim panelinden içerik eklenen WordPress benzeri bir sistem

Bunların hiçbiri yoksa, yani siten bir blog, kişisel sayfa, portfolyo ya da tanıtım sitesiyse, ücretsiz barındırma çoğu zaman fazlasıyla yeterlidir.

Alan adı seçerken yaşadıklarımız

Bu site bugünkü adına iki değişiklikten sonra ulaştı. Projeye "Dijital Atölye" adıyla başladık. Yayına yaklaşırken bir arama yaptık ve büyük bir teknoloji şirketinin yıllardır aynı adla yürüttüğü bilinen bir eğitim programı olduğunu gördük. Karışıklık yaratmamak ve başkasının tanınmış adını kullanmamak için ismi "Zenka Dijital" yaptık. Yayına çıktıktan sonra da aynı konularda yazan, benzer adlı başka siteler olduğunu fark ettik ve okuyucular karıştırmasın diye adımızı bir kez daha değiştirip "Zenka Dijital" yaptık. Yeni adımızla birlikte alan adımız da zenkadijital.com oldu.

Ders: Logo çizmeden, alan adı almadan önce düşündüğün ismi mutlaka arat. Aynı ya da çok benzer adla bilinen bir marka, kurum veya ürün varsa başka bir isim seç. Sonradan değiştirmek, baştan seçmekten çok daha zahmetli.

İlk alan adımızı alırken ikinci sürprizimiz .com uzantısının dolu olmasıydı. O zaman yerine .com.tr aldık ve bu kararın aslında daha doğru olduğunu düşünüyoruz. Okuyucularımızın neredeyse tamamı Türkiye'de; .tr uzantısı da sitenin Türkçe ve yerel olduğunu ilk bakışta söylüyor.

.com.tr hakkında bilinmesi gerekenler:

  • 2022'den beri .tr uzantılı alan adları TRABİS (.tr Ağ Bilgi Sistemi) üzerinden yönetiliyor.
  • .com.tr almak için artık şirket ya da marka belgesi istenmiyor; ilk başvuran alıyor. Başvuru sırasında kimlik doğrulaması yapılıyor.
  • Alan adını, TRABİS'in yetkilendirdiği kayıt firmalarından birinden alıyorsun.

İyi bir alan adının dört özelliği

  1. Kısa ve söylenince yazılabilir olmalı. Telefonda birine söylediğinde harf harf kodlaman gerekmemeli.
  2. Türkçe karakter içermemeli. "ğ, ü, ş" içeren alan adları teknik olarak mümkün olsa da paylaşırken sorun çıkarabiliyor. Bu yüzden ilk adımızdaki "Günlük", adres çubuğunda "gunluk" oldu.
  3. Tire ve rakamdan kaçınılmalı. "dijital-gunluk-2" gibi adresler akılda kalmaz.
  4. Başkasının markasına benzememeli. Yukarıdaki dersimizi hatırla.

Sepet tuzağı

Ödeme ekranına geldiğinde sepette alan adının yanında hosting, kurumsal e-posta, SSL sertifikası ya da "SEO paketi" görebilirsin. Statik bir site için bunların hiçbiri şart değil; SSL sertifikası zaten barındırma servisinden ücretsiz geliyor. Biz sepette yalnızca alan adını bıraktık ve otomatik yenilemeyi açık tuttuk. Alan adının süresi dolup başkasına geçmesi, bir blogun başına gelebilecek en can sıkıcı şeylerden biri.

Yayına alma: dört adım

Siteyi Netlify'ın ücretsiz paketiyle yayına aldık. Bütün süreç, ayarların internete yayılmasını beklemek hariç, yarım saatten kısa sürdü.

1. Temiz bir paket hazırla

Proje klasörümüzde ziyaretçinin hiç görmemesi gereken dosyalar vardı: geliştirme sırasında kullandığımız stil rehberi, yazı sayfalarını üreten küçük programlar ve proje notları. Bunları elle ayıklamak yerine, her seferinde yalnızca gerekli dosyaları ayrı bir klasöre kopyalayan bir araç yazdık. İnternete giden tek şey o klasör.

2. Klasörü sürükle, bırak

Netlify'da ücretsiz bir hesap açtıktan sonra "Deploy manually" ekranına klasörü sürükleyip bıraktık. Birkaç saniye içinde site, rastgele-bir-ad.netlify.app biçiminde geçici bir adreste yayındaydı. Bu adreste her şeyi bir kez daha denedik: menüler, yazılar, koyu tema ve olmayan bir adrese gidince açılan "Sayfa bulunamadı" ekranı.

3. Alan adını Netlify'a tanıt

Netlify'daki "Domain management" bölümünden alan adımızı ekledik ve yönetimini Netlify'ın DNS hizmetine bıraktık. Netlify bize dört tane ad sunucusu (nameserver) adresi verdi. Şuna benzer adresler:

dns1.p0X.nsone.net
dns2.p0X.nsone.net
dns3.p0X.nsone.net
dns4.p0X.nsone.net

4. Alan adı firmasında ad sunucularını değiştir

Alan adını aldığımız firmanın panelinde varsayılan ad sunucularını silip yerine bu dört adresi yazdık. Bu ayar, internete "bu adresi arayanları Netlify'a yönlendir" demenin yolu.

En zor kısım: beklemek

Ad sunucularını değiştirdiğin an site yeni adreste açılmaz. Bu bilginin dünyadaki DNS sunucularına yayılması birkaç dakikadan bir güne kadar sürebilir. Bunu, taşındıktan sonra yeni adresinin bütün kargo firmalarının sistemine tek tek işlenmesi gibi düşünebilirsin.

Bu sırada Netlify panelinde "Pending DNS verification" uyarısı ve güvenlik sertifikasıyla ilgili kırmızı bir hata görebilirsin. Panik yapma: Sertifika ancak alan adı bağlandıktan sonra alınabiliyor. Bağlantı tamamlanınca Netlify sertifikayı kendiliğinden alıyor ve hata kayboluyor.

Yayından önce yaptığımız son kontroller

Bir siteyi yayına almak, dosyaları yüklemekten ibaret değil. Biz yüklemeden önce şunları tamamladık:

  • Gizlilik sayfası: Site kişisel veri toplamıyor, ama tarayıcıda neyin saklandığını ve yazı tiplerinin Google'dan yüklendiğini ziyaretçiye açıkça yazdık. Gizlilik sayfamız herkese açık.
  • Paylaşım önizlemesi: Bir yazıyı WhatsApp'ta paylaştığımızda başlık ve görsel yerine çirkin bir dosya yolu görünüyordu. Her sayfaya tam adresli paylaşım etiketleri ve 1200×630 boyutunda bir paylaşım görseli ekledik.
  • Site haritası: Google'ın bütün sayfaları kolayca bulması için bir sitemap.xml dosyası oluşturduk.
  • 404 sayfası: Olmayan bir adrese giden ziyaretçi boş bir hata ekranı yerine kendi tasarımımızla karşılaşıyor ve yazılara geri dönebiliyor.
  • Güvenlik başlıkları: Sitenin başka sitelerin içine gizlice gömülmesini engelleyen birkaç küçük ayar ekledik. Kimseye bir şey kaybettirmeyen ama ziyaretçiyi koruyan ayarlar.

Peki toplam maliyet ne oldu?

KalemMaliyet
Alan adı (.com)Yıllık ücret
Hosting (Netlify ücretsiz paket)0 TL
SSL sertifikası (https)0 TL
Yazı tipleri0 TL (açık lisanslı)
Görseller0 TL (bu site için özgün çizimler)

Dürüst olalım: Ücretsiz paketlerin aylık kullanım sınırları vardır. Yeni açılmış bir blog bu sınırlara yaklaşmaz bile, ama siten bir gün çok büyürse planı yeniden değerlendirmen gerekebilir. Kayıt sırasında beklemediğin bir ödeme ya da kart bilgisi istenirse durup ne için istendiğini mutlaka oku.

Bundan sonrası

Bu yazıyla birlikte Zenka Dijital resmen yayında. Sekiz aşamalık yol haritamızın son adımı da tamamlandı. Siteyi nasıl tasarlayıp kodladığımızı merak ediyorsan Zenka Dijital'i nasıl yaptık? yazımız bu yazının önsözü sayılır.

Burada web tasarımı, yapay zekâ, yazılım ve gündelik dijital hayat üzerine sade, doğrudan işe yarayan yazılar paylaşmaya devam edeceğiz. Bir yazıyı sonra okumak istersen kartlardaki yer imi simgesiyle okuma listene ekleyebilirsin. Görmek istediğin bir konu varsa İletişim sayfasından bize yazabilirsin.

Hoş geldin.